PRK No-Touch Lazer Görüş Düzeltme Ameliyatı

1. No Touch Lazer Nedir? Trans-PRK Tekniğinin Temel Özellikleri


No Touch Lazer, literatürde Trans-PRK (Transepitelyel Fotorefraktif Keratektomi) olarak da bilinen, yüzey ablasyonu temeline dayalı bir lazer göz ameliyatı yöntemidir. Adından da anlaşılacağı gibi bu teknikte cerrahın göze herhangi bir aletle fiziksel temas etmesine gerek kalmaz. Bu nedenle “No Touch” olarak adlandırılır.

1.1 Tekniğin Uygulanışı
No Touch Lazer’de excimer lazer, korneanın en üst tabakasındaki epitel dokuyu kaldırmak ve ardından korneayı yeniden şekillendirmek için aynı seansta kullanılır.
- PRK yönteminde epitel doku mekanik veya alkol yardımıyla kaldırılırken, No Touch Lazer’de bu işlem tamamen lazer ile gerçekleştirilir.
- Böylece cerrahın göze manuel müdahalesi ortadan kalkar.

1.2 No Touch Lazer’in Amacı
- Miyopi, hipermetrop ve astigmat gibi kırma kusurlarını düzeltmek.
- Korneaya minimal temasla tedavi sağlamak.
- Özellikle ince kornealı bireyler veya LASIK’e uygun olmayan hastalar için alternatif oluşturmak.

1.3 Yöntemin Öne Çıkan Özellikleri
- Temassız uygulama: Mekanik temas olmadığı için cerrahi aletler kullanılmaz.
- Epitel dokunun lazerle kaldırılması: Daha homojen ve kontrollü bir yüzey elde edilir.
- Tek seans işlem: Epitel kaldırma ve görme kusurunun düzeltilmesi aynı lazer seansında tamamlanır.

2. PRK ile No Touch Lazer Karşılaştırması: Yüzey Ablasyonu Yöntemleri Arasındaki Farklar


PRK (Fotorefraktif Keratektomi), lazer göz cerrahisinin ilk yöntemlerinden biridir. No Touch Lazer (Trans-PRK) ise PRK’ın gelişmiş bir versiyonu olarak kabul edilir. Her iki yöntem de yüzey ablasyonu temeline dayanır, yani korneanın yüzey tabakasındaki epitel kaldırılarak excimer lazer ile kırma kusurları düzeltilir. Ancak uygulama biçimleri ve hasta deneyimi açısından farklılıklar vardır.

2.1 PRK’ın Uygulanışı
PRK’da korneanın en üst tabakası olan epitel, mekanik yöntem (küret, spatül) veya alkol solüsyonu yardımıyla kaldırılır.
Daha sonra excimer lazer, kornea yüzeyine uygulanarak şekillendirme yapılır.
Epitel tabakası kendini birkaç gün içinde yeniler.

Bu yöntemin en önemli özelliği flap açılmaması ve korneanın yapısının korunmasıdır.

2.2 No Touch Lazer’in Uygulanışı
No Touch Lazer’de epitel kaldırma işlemi mekanik ya da kimyasal bir yöntemle değil, tamamen excimer lazer yardımıyla gerçekleştirilir.
Aynı lazer seansında hem epitel kaldırılır hem de kornea yeniden şekillendirilir.
Bu sayede cerrahın göze fiziksel teması olmadan işlem tamamlanır.

2.3 İyileşme Süreci Karşılaştırması
PRK: Epitelin mekanik olarak kaldırılması nedeniyle ilk günlerde daha fazla rahatsızlık görülebilir.
No Touch Lazer: Epitel lazerle kaldırıldığı için yüzey daha homojen olur, iyileşme süreci nispeten daha düzenli ilerler.
Her iki yöntemde de epitelin yeniden oluşması birkaç gün alır ve görmenin tam olarak oturması birkaç hafta sürebilir.

2.4 Avantajlar ve Sınırlılıklar
PRK’ın avantajları: Uzun süredir uygulanan, güvenilirliği kanıtlanmış bir yöntemdir. Flap açılmadığı için kornea yapısı korunur.
No Touch Lazer’in avantajları: Cerrahın göze temas etmemesi sayesinde işlem daha modern ve otomatikleşmiş bir süreçtir. İyileşme sürecinde yüzey daha düzenli yenilenebilir.
Ortak sınırlılık: İyileşme süresi LASIK veya ReLEx SMILE’e kıyasla daha uzundur, ilk günlerde ağrı veya batma hissi olabilir.

2.5 Klinik Tercihler
Korneası ince olan, travmaya açık mesleklerde çalışan veya LASIK’e uygun olmayan bireylerde hem PRK hem de No Touch Lazer önemli seçeneklerdir. Ancak günümüzde cerrahların büyük bir kısmı, temas gerektirmemesi nedeniyle No Touch Lazer’i PRK’a göre daha ileri bir yöntem olarak değerlendirmektedir.

3. LASIK ve No Touch Lazer: Flap Açılmadan Yapılan Tedavilerin Kıyaslanması


LASIK ve No Touch Lazer (Trans-PRK), lazer göz cerrahisinde en sık karşılaştırılan yöntemler arasındadır. Her ikisi de excimer lazer teknolojisine dayanır ancak uygulama biçimleri ve iyileşme süreçleri farklıdır. Özellikle flap açılması ya da açılmaması, bu iki tekniği birbirinden ayıran en temel özelliktir.

3.1 LASIK Tekniği
LASIK’te korneanın üst tabakasında ince bir flap (kapak) açılır.
- Flap kaldırıldıktan sonra excimer lazer, korneanın alt tabakasına uygulanarak şekillendirme yapılır.
- İşlem tamamlandığında flap tekrar yerine kapatılır ve kendiliğinden yapışır.

Bu yöntem, hızlı iyileşme süresi ve geniş uygulama alanıyla dünya genelinde en çok tercih edilen lazer göz ameliyatı olmuştur.

3.2 No Touch Lazer Tekniği
No Touch Lazer’de flap açılmaz.
- Excimer lazer, korneanın yüzeyinde bulunan epitel tabakasını kaldırır ve aynı seansta kırma kusurlarını düzeltir.
- Tüm işlem tamamen lazer yardımıyla, cerrahın göze fiziksel teması olmadan gerçekleştirilir.

Bu nedenle “flap-free” yani flapsiz yöntemler arasında yer alır.

3.3 İyileşme Süresi Karşılaştırması
LASIK: Görme genellikle birkaç gün içinde netleşir, hastalar hızlı şekilde günlük yaşamlarına dönebilir.
No Touch Lazer: İyileşme süresi daha uzundur. Epitel tabakasının yeniden oluşması birkaç gün sürer, görmenin tam olarak oturması birkaç hafta alabilir.

3.4 Hasta Deneyimi
LASIK: İlk günlerde ağrı veya batma minimaldir.
No Touch Lazer: İlk günlerde daha fazla batma ve ışık hassasiyeti görülebilir, çünkü yüzey dokusu yenilenmektedir.

3.5 Hangi Durumda Hangi Yöntem?
LASIK: Yeterli korneal kalınlığa sahip, hızlı iyileşme isteyen bireyler için uygundur.
No Touch Lazer: İnce kornealı, travmaya maruz kalabilecek meslek gruplarında veya flap açılmasının riskli olduğu durumlarda daha güvenli bir alternatiftir.

3.6 Ortak Nokta: Excimer Lazer
Her iki yöntemin ortak yanı, excimer lazerin yüksek hassasiyetle kullanılmasıdır. Bu lazer sayesinde hem LASIK hem de No Touch Lazer uzun vadeli güvenilir sonuçlar sağlar.

LASIK ve No Touch Lazer, excimer lazer teknolojisini farklı uygulama şekilleriyle kullanan yöntemlerdir. LASIK hızlı iyileşme avantajı sağlarken, No Touch Lazer flap açılmadan gerçekleştirildiği için özellikle bazı hasta gruplarında tercih edilir. Dolayısıyla iki yöntem birbirine alternatif değil, farklı ihtiyaçlara yanıt veren seçenekler olarak değerlendirilmelidir.

4. ReLEx SMILE ve No Touch Lazer: Minimal İnsizyon ve Yüzey Tedavisi Arasındaki Farklar


Modern lazer göz cerrahisinde öne çıkan yöntemlerden ikisi ReLEx SMILE ve No Touch Lazer (Trans-PRK)’dir. Her ikisi de flap açılmadan uygulanır, ancak kullanılan teknoloji ve cerrahi yaklaşım açısından belirgin farklılıklar vardır.

4.1 ReLEx SMILE Tekniği
ReLEx SMILE’de excimer lazer yerine femtosaniye lazer kullanılır.
- Korneanın içinde ince bir lentikül oluşturulur.
- Bu lentikül 2–3 mm’lik küçük bir kesiyle çıkarılır.
- Korneada flap açılmadığı için biyomekanik yapı büyük ölçüde korunur.

Bu yöntem özellikle miyopi ve astigmat tedavisinde kullanılır.

4.2 No Touch Lazer Tekniği
No Touch Lazer tamamen excimer lazer ile yapılır.
- Lazer, önce epitel tabakasını kaldırır, ardından kırma kusurunu düzeltir.
- İşlem yüzeyde gerçekleşir ve cerrahın göze herhangi bir aletle teması olmaz.

4.3 İyileşme Süresi Karşılaştırması
ReLEx SMILE: Görme genellikle birkaç gün içinde belirgin şekilde iyileşir, günlük hayata dönüş hızlıdır.
No Touch Lazer: Epitel tabakasının yeniden oluşması nedeniyle iyileşme süreci daha uzundur, görmenin tam olarak oturması birkaç hafta alabilir.

4.4 Yan Etkiler ve Güvenlik
ReLEx SMILE: Minimal kesi sayesinde kuru göz riski daha düşüktür. Korneal sinirler büyük ölçüde korunur.
No Touch Lazer: Epitelin yeniden oluşması sürecinde ilk günlerde ağrı, batma ve ışık hassasiyeti olabilir. Uzun vadede güvenilir sonuçlar sunar.

4.5 Hangi Yöntem Daha Uygun?
ReLEx SMILE: Travmaya dayanıklı, hızlı iyileşme isteyen ve miyopi/astigmat tedavisi planlanan bireyler için uygundur.
No Touch Lazer: İnce kornealı, LASIK’e uygun olmayan veya cerrahi temasın en aza indirilmesini isteyen hastalar için iyi bir alternatiftir.

ReLEx SMILE ve No Touch Lazer, flap açılmadan yapılan modern lazer göz ameliyatlarıdır. SMILE minimal kesi avantajıyla daha hızlı iyileşme sağlarken, No Touch Lazer yüzey ablasyonu ile temassız bir tedavi sunar. Her iki yöntemin de farklı hasta grupları için uygun olması, lazer cerrahisinde kişiselleştirilmiş yaklaşımın önemini göstermektedir.

5. Excimer Lazer Teknolojisinin No Touch Lazer’deki Rolü


Excimer lazer, modern lazer göz cerrahisinin temel taşlarından biridir. 193 nanometre dalga boyunda ultraviyole ışık yayan bu teknoloji, korneanın mikron seviyesinde yeniden şekillendirilmesine olanak tanır. No Touch Lazer (Trans-PRK) yönteminde excimer lazer hem epitel dokunun kaldırılmasında hem de görme kusurunun düzeltilmesinde aktif rol oynar.

5.1 Excimer Lazerin Çalışma Prensibi
Excimer lazer, kornea dokusunu ısıya bağlı yan etki oluşturmadan, fotokimyasal etkiyle buharlaştırır.
- Her lazer atımıyla mikron düzeyinde doku kaldırılır.
- Bu hassasiyet, miyopi, hipermetrop ve astigmat gibi kırma kusurlarının tedavisinde yüksek doğruluk sağlar.

5.2 No Touch Lazer’de Excimer Lazerin Kullanımı
No Touch Lazer’de excimer lazerin rolü iki aşamalıdır:
- Epitel kaldırma: Epitel tabakası, cerrahın göze herhangi bir aletle temas etmesine gerek kalmadan lazer ile kaldırılır.
- Korneanın şekillendirilmesi: Epitel kaldırıldıktan sonra aynı lazer, görme kusurlarını düzeltmek için korneanın altındaki tabakaya uygulanır.

Bu işlem tek seferde tamamlanır ve “tek adımda tedavi” imkânı sunar.

5.3 Excimer Lazerin Sağladığı Avantajlar
- Hassasiyet: Korneadan mikron ölçüsünde doku kaldırabilir.
- Homojen yüzey: Epitelin lazerle kaldırılması sayesinde yüzey daha düzenli hale gelir.
- Kişiselleştirilmiş tedavi: Wavefront veya topografi destekli uygulamalarla bireyin göz yapısına özel planlama yapılabilir.
- Uzun vadeli güvenilirlik: Excimer lazer, onlarca yıllık klinik deneyime dayanan güvenilir bir teknolojidir.

5.4 Excimer Lazerin Diğer Yöntemlerle İlişkisi
PRK: Excimer lazer, korneayı şekillendirmek için kullanılır; epitel genellikle manuel veya alkolle kaldırılır.
LASIK: Flap açıldıktan sonra excimer lazer, korneanın alt tabakasına uygulanır.
No Touch Lazer: Excimer lazer hem epitelin kaldırılmasında hem de kusurun düzeltilmesinde kullanılır.
SMILE: Excimer lazer yerine femtosaniye lazer tercih edilir.

Excimer lazer, No Touch Lazer’in merkezinde yer alır. Temassız uygulama, hassasiyet ve homojen yüzey avantajı sayesinde Trans-PRK tekniğinin güvenilirliğini artırır. Bu yönüyle No Touch Lazer, excimer lazer teknolojisinin sunduğu gelişmiş imkânların modern bir yansımasıdır.

6. No Touch Lazer İçin Hasta Seçim Kriterleri: Kimler Bu Yönteme Uygun?


Her lazer göz ameliyatında olduğu gibi, No Touch Lazer (Trans-PRK) yöntemi de her hasta için uygun değildir. Tedavinin başarısı, doğru hasta seçimi ile doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle işlem öncesinde kapsamlı bir göz muayenesi yapılması ve bireysel faktörlerin değerlendirilmesi gerekir.

6.1 Genel Uygunluk Kriterleri
No Touch Lazer için uygun adaylarda şu özellikler aranır:
- Yaş kriteri: En az 18 yaşında olmak ve göz numarasının son bir yılda sabit kalmış olması.
- Görme kusuru: Miyopi, hipermetrop veya astigmat değerlerinin tedavi aralığında bulunması.
- Korneal kalınlık: LASIK için uygun olmayan ince kornealarda No Touch Lazer bir alternatif olabilir.
- Göz sağlığı: Gözde aktif enfeksiyon, keratokonus veya ciddi kornea hastalığı bulunmaması.

6.2 Uygun Olmayan Durumlar
Bazı durumlarda No Touch Lazer önerilmez:
- İleri derece görme kusurları olan bireyler
- Keratokonus veya kornea yapısında ciddi düzensizlikler bulunanlar
- Aktif göz enfeksiyonu yaşayanlar
- İyileşmeyi olumsuz etkileyebilecek sistemik hastalıkları olanlar (kontrolsüz diyabet vb.)

6.3 Yaşam Tarzına Göre Tercih
No Touch Lazer, özellikle belirli yaşam tarzlarına sahip bireyler için avantajlıdır:
- Sporcular: Flap açılmadığı için travmaya karşı LASIK’e göre daha güvenlidir.
- Askeri personel veya güvenlik görevlileri: Yüksek travma riski olan mesleklerde tercih edilebilir.
- İnce kornealı bireyler: LASIK için uygun olmayan hastalar için alternatif oluşturur.

6.4 No Touch Lazer ve Alternatifler
LASIK: Daha hızlı iyileşme sağlar ancak flap açılması gerektiği için herkes için uygun değildir.
PRK: No Touch Lazer’in klasik versiyonudur; manuel epitel kaldırma farkı vardır.
SMILE: Minimal kesi avantajına sahiptir, ancak yalnızca miyopi ve astigmat tedavisinde kullanılır.

Bu nedenle No Touch Lazer, özellikle geniş hasta grubuna hitap edebilen temassız bir seçenek olarak öne çıkar.

No Touch Lazer, özellikle ince kornealı, travmaya maruz kalma ihtimali olan veya flap açılmasının riskli olduğu durumlarda uygun bir yöntemdir. Uygun hasta seçimi sayesinde uzun vadeli başarılı sonuçlar elde edilebilir. Bu nedenle tedavi planlamasında ayrıntılı göz muayenesi ve kişisel ihtiyaçların göz önünde bulundurulması büyük önem taşır.

7. Ameliyat Sonrası İyileşme Süreci: No Touch Lazer ile Diğer Yöntemlerin Karşılaştırılması

Lazer göz ameliyatı yöntemlerinin en önemli farklarından biri, ameliyat sonrası iyileşme sürecidir. No Touch Lazer (Trans-PRK), yüzey ablasyonu temeline dayandığı için iyileşme süreci LASIK ve ReLEx SMILE gibi yöntemlerden daha farklıdır. Bu sürecin bilinmesi, hastaların beklentilerini doğru şekilde yönetebilmesi açısından önemlidir.

7.1 No Touch Lazer Sonrası İyileşme
Ameliyat sonrası ilk günlerde gözlerde batma, yanma, sulanma ve ışığa hassasiyet görülebilir.
Epitel tabakasının yeniden oluşması 3–5 gün sürebilir. Bu dönemde kontakt lens benzeri koruyucu lens kullanılır.
Görme genellikle ilk haftadan itibaren belirgin şekilde düzelir, ancak tam stabilite birkaç hafta ile birkaç ay arasında sağlanır.
Doktorun önerdiği suni gözyaşı ve antibiyotikli damlaların düzenli kullanımı iyileşmeyi destekler.

7.2 LASIK Sonrası İyileşme ile Karşılaştırma
LASIK: Flap yöntemiyle uygulandığı için görme çoğunlukla 1–2 gün içinde netleşir.
No Touch Lazer: Daha uzun bir iyileşme süresi vardır, ancak flap açılmadığı için kornea bütünlüğü korunur.
LASIK sonrası ağrı minimaldir, No Touch Lazer’de ilk günlerde daha belirgin olabilir.

7.3 ReLEx SMILE Sonrası İyileşme ile Karşılaştırma
SMILE: Minimal kesi yöntemi olduğu için iyileşme süreci hızlıdır, genellikle birkaç gün içinde görme oturur.
No Touch Lazer: Daha uzun sürede iyileşme sağlansa da, yüzey dokusunun lazerle kaldırılması sayesinde temassız ve güvenli bir süreçtir.

7.4 PRK ile Benzerlikler
No Touch Lazer, PRK ile benzer bir yüzey ablasyonu yöntemi olduğundan iyileşme süreci PRK’a yakındır. Ancak epitelin lazerle kaldırılması sayesinde yüzey daha homojen yenilenebilir ve iyileşme süreci PRK’a kıyasla daha konforlu olabilir.

7.5 İyileşme Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler
- İlk haftalarda gözleri ovalamamak
- Havuz, sauna ve makyaj gibi aktivitelerden uzak durmak
- Doktor kontrollerini aksatmamak
- Verilen damlaları düzenli kullanmak

Bu kurallara uyulması, iyileşmenin daha sağlıklı ilerlemesine katkı sağlar.
No Touch Lazer sonrası iyileşme süreci LASIK ve SMILE’e kıyasla daha uzun olsa da, flap açılmaması sayesinde kornea bütünlüğü korunur. İlk günlerde daha fazla rahatsızlık hissi olabilir ancak uzun vadede güvenilir ve başarılı sonuçlar elde edilir. Hastaların beklentilerini doğru yönetmeleri ve doktorun önerilerine uymaları, sürecin sağlıklı ilerlemesinde kritik rol oynar.

8. Olası Yan Etkiler ve Güvenlik Profili: No Touch Lazer Deneyimleri

Her cerrahi işlemde olduğu gibi, No Touch Lazer (Trans-PRK) sonrasında da bazı yan etkiler görülebilir. Ancak bu etkiler genellikle geçici olup, uygun takip ve tedaviyle kontrol altına alınabilir. Uzun yıllara dayanan klinik deneyimler, No Touch Lazer’in güvenlik profili açısından başarılı sonuçlar sunduğunu göstermektedir.

8.1 Erken Dönem Yan Etkiler
Ağrı ve batma: Epitel tabakasının yenilenme sürecinde ilk birkaç gün gözlerde batma, yanma veya sulanma olabilir.
Işık hassasiyeti: İlk haftalarda ışığa karşı duyarlılık artabilir, bu durum epitelin yeniden oluşmasıyla azalır.
Bulanık görme: Görme keskinliği birkaç hafta içinde giderek netleşir.

8.2 Geçici Görme Şikayetleri
Halo ve parlamalar: Özellikle gece görüşte ışıkların etrafında halkalar veya parlamalar görülebilir. Çoğu zaman geçici olup, iyileşme süreciyle azalır.
Kuru göz: No Touch Lazer’de LASIK’e kıyasla daha düşük oranda görülür, çünkü korneal sinirler yüzeysel olarak daha az etkilenir.

8.3 Ciddi Komplikasyonlar
No Touch Lazer’de ciddi komplikasyon riski oldukça düşüktür.
Enfeksiyon riski: Uygun sterilizasyon koşulları ve antibiyotikli damlalar ile önlenir.
Korneal bulanıklık (haze): Nadir görülen bir durumdur, genellikle kendiliğinden düzelir veya ilaçla tedavi edilir.

8.4 Güvenlik Profili
Flap açılmaması: LASIK’te görülebilecek flap komplikasyonları No Touch Lazer’de söz konusu değildir.
Travmaya dayanıklılık: Özellikle sporcular ve askerler gibi göze darbe alma riski yüksek kişiler için güvenli bir alternatiftir.
Klinik veriler: Uzun dönem sonuçları incelendiğinde, No Touch Lazer güvenilir bir yöntem olarak kabul edilmektedir.

8.5 Hasta Takibi ve Önemi
Yan etkilerin en aza indirilmesi için düzenli doktor kontrolleri kritik öneme sahiptir.
İlk gün, ilk hafta ve takip eden aylarda kontroller yapılır.
Suni gözyaşı, antibiyotikli damlalar ve anti-inflamatuar ilaçlar ile süreç desteklenir.
No Touch Lazer’in güvenlik profili, flap açılmaması ve excimer lazerin hassasiyeti sayesinde oldukça güçlüdür. En sık görülen yan etkiler ağrı, ışık hassasiyeti ve geçici bulanık görme olmakla birlikte bunlar genellikle kısa sürede düzelir. Uzun vadede ise ciddi komplikasyon oranları son derece düşüktür. Bu özellikleriyle No Touch Lazer, güvenilir yüzey ablasyonu yöntemlerinden biri olarak öne çıkmaktadır.

9. Uzun Vadeli Görme Sonuçları: LASIK, PRK, SMILE ve No Touch Lazer Arasındaki Benzerlikler ve Farklılıklar

Lazer göz ameliyatlarının başarı değerlendirmesi yalnızca kısa vadeli görme düzelmesiyle değil, aynı zamanda uzun vadeli görme sonuçları ile yapılır. LASIK, PRK, ReLEx SMILE ve No Touch Lazer, farklı tekniklerle uygulansa da, doğru hasta seçildiğinde hepsi uzun vadede güvenilir sonuçlar sunar.

9.1 LASIK’in Uzun Vadeli Sonuçları
Görme keskinliği genellikle yıllar boyunca stabil kalır.
Flap yapısı ömür boyu korunur, bu da nadiren de olsa travmaya hassasiyet anlamına gelebilir.
Kuru göz ve gece görüş sorunları ilk aylarda daha sık görülse de çoğunlukla zamanla düzelir.

9.2 PRK’ın Uzun Vadeli Sonuçları
Korneada flap olmadığı için travmaya dayanıklı bir yöntemdir.
Görme sonuçları LASIK kadar başarılıdır, ancak iyileşme süreci daha uzundur.
Uzun vadede görme kalitesi stabil kalır.

9.3 ReLEx SMILE’in Uzun Vadeli Sonuçları
Minimal kesi sayesinde kornea biyomekaniği büyük ölçüde korunur.
Kuru göz oranı LASIK’e göre daha düşüktür.
Miyopi ve astigmat tedavisinde uzun vadeli güvenilir sonuçlar elde edilmiştir.

9.4 No Touch Lazer’in Uzun Vadeli Sonuçları
Flap açılmadığı için LASIK’te görülebilecek flap komplikasyonları söz konusu değildir.
Görme keskinliği zamanla stabil hale gelir, uzun vadede güvenilir sonuçlar sağlar.
İlk haftalardaki iyileşme süreci daha uzun olsa da, birkaç ay içinde görme kalitesi LASIK ve SMILE ile benzer seviyelere ulaşır.
Korneanın biyomekanik yapısı korunur, bu da travmaya dayanıklılığı artırır.

9.5 Karşılaştırmalı Özet
LASIK: Hızlı iyileşme, geniş hasta grubu, ancak flap hassasiyeti var.
PRK: Uzun iyileşme süresi, flap yok, travmaya dayanıklı.
SMILE: Minimal kesi, hızlı iyileşme, düşük kuru göz riski.
No Touch Lazer: Temassız uygulama, flap yok, uzun vadede güvenilir.

Uzun vadeli görme sonuçları açısından LASIK, PRK, SMILE ve No Touch Lazer arasında büyük farklar bulunmamaktadır. Hepsi doğru hasta grubunda başarılı ve kalıcı sonuçlar sunar. Yöntem seçimi, bireyin göz yapısı, yaşam tarzı ve beklentilerine göre yapılmalıdır. Bu nedenle hangi tekniğin uygulanacağına karar verilirken mutlaka ayrıntılı göz muayenesi ve uzman görüşü dikkate alınmalıdır.

10. İzmir’de No Touch Lazer ve Diğer Lazer Göz Ameliyatı Seçenekleri: Netgöz Deneyimi

İzmir’deki göz sağlığı merkezlerinde birçok lazer tekniği uygulanmaktadır:
- LASIK: Hızlı iyileşme süresi ve geniş hasta grubuna uygunluğu ile en bilinen yöntemdir.
- PRK: Flap açılmayan, ancak iyileşme süreci daha uzun olan yüzey ablasyonu tekniğidir.
- ReLEx SMILE: Minimal kesi avantajı ile korneal biyomekaniği koruyan modern bir yöntemdir.
- No Touch Lazer: Cerrahın göze temas etmeden gerçekleştirdiği, excimer lazer destekli yüzey ablasyonu yöntemidir.

Bu çeşitlilik, İzmir’de lazer göz cerrahisi düşünen bireyler için farklı ihtiyaçlara uygun seçenekler sunar.

10.2 No Touch Lazer’in İzmir’deki Yeri
No Touch Lazer, özellikle ince kornealı bireylerde, travmaya maruz kalma ihtimali olan meslek gruplarında veya cerrahi temasın en aza indirilmesini isteyen hastalarda tercih edilmektedir.
İzmir’de lazer göz ameliyatı düşünen bireyler, yalnızca fiyat araştırması değil, aynı zamanda yöntemlerin avantajlarını ve kişisel uygunluklarını da değerlendirmektedir.

10.3 Netgöz Lazer Göz Ameliyatı Deneyimi
Netgöz Cerrahi Tıp Merkezi, İzmir’de lazer göz cerrahisi alanında öne çıkan merkezlerden biridir.
Teknoloji: Güncel excimer lazer sistemleri kullanılır.
Deneyim: Yüzey ablasyonu yöntemleri (PRK, No Touch Lazer) ve diğer lazer teknikleri, deneyimli hekimler tarafından uygulanır.
Kişiye özel yaklaşım: Hangi yöntemin uygun olduğuna göz yapısı, korneal kalınlık ve yaşam tarzı dikkate alınarak karar verilir.
Takip süreci: Ameliyat sonrası düzenli kontrollerle iyileşme süreci yakından izlenir.

Bu yönleriyle Netgöz Cerrahi Tıp Merkezi, İzmir’de lazer cerrahisi değerlendiren bireyler için güvenilir bir seçenek haline gelmektedir.

10.4 İzmir’de Lazer Göz Ameliyatı Tercihi Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler
- Yöntemin hastanın göz yapısına uygun olup olmaması
- Deneyimli hekim ve güncel teknoloji kullanımı
- Ameliyat sonrası takip ve destek hizmetleri

İzmir’de lazer göz cerrahisi değerlendirilirken yalnızca fiyat bilgisi değil, aynı zamanda bu kriterlerin de göz önünde bulundurulması önemlidir.

Sonuç
No Touch Lazer, İzmir’de uygulanan modern lazer göz ameliyatı yöntemlerinden biridir. Flap açılmaması, temassız uygulanışı ve güvenilir uzun vadeli sonuçlarıyla özellikle belirli hasta gruplarında tercih edilmektedir. İzmir’de Netgöz Cerrahi Tıp Merkezi Lazer Göz Ameliyatı, deneyimli hekim kadrosu ve güncel teknolojileriyle No Touch Lazer dahil olmak üzere farklı lazer yöntemlerini sunarak hastalara kişiye özel çözümler sağlamaktadır.

OP. DR. Mehmet Sait Çoban Göz Hastalıkları ve Cerrahileri Uzman Doktor

Op. Dr. Mehmet Sait Çoban, Ankara’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Sivas’ta tamamladı. 2012 yılında İstanbul Üniversitesi İstanbul (Çapa) Tıp Fakültesi’nden mezun oldu.
Uzmanlık eğitimini 2013-2017 yılları arasında Kafkas Üniversitesi’nde aldı. Mecburi hizmetini Bayburt’ta tamamladıktan sonra, Dr. Öğretim Üyesi olarak Ahi Evran Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görev yaptı.
Op. Dr. Mehmet Sait Çoban; uzmanlık tezini ”Arka Kapsül Kesafeti Nedeniyle Uygulanan ND: YAG Lazer Kapsülotominin Koroid Kalınlığı Üzerine Etkisi” konusunda yapmıştır.
Çocuk göz sağlığı, yetişkinlerde şaşılık ameliyatları, kırma kusurlarında kontakt lens tedavisi, göz kuruluğu, bebek göz muayenesi, az gören gözlerde şaşılık ameliyatı, nistagmus gibi konularda çalışmalarına devam etmektedir.
Çalışmalarının bir kısmı son yıllarda tıp literatürüne basılı makale ve kongrelerde sözlü bildiri ve poster bildiri olarak girmiştir.

Bu İçeriklerde İlginizi Çekebilir

İlgili Blog İçeriklerimiz

Netgöz Cerrahi Tıp Merkezi
youtube @netgoz
Bizi Yakından Tanıyın

Hayatı Netleştirmeniz İçin, Her An Yanınızdayız.

Göz hastalıklarının teşhis ve tedavisi alanında modern tıbbın sunduğu en ileri teknolojilerle hizmet sunmaktayız. Lazer göz ameliyatları ve katarakt cerrahileri başta olmak üzere, göz sağlığının her alanında uzman hekim kadromuzla hastalarımıza güvenilir ve etkili çözümler sunuyoruz.

Hakkımızda VIDEO - NETGÖZ
izmir göz doktoru, izmir göz merkezi
Tedaviniz Konusunda Kararsız Mı Kaldınız?

Ameliyat Koordinatörlerimiz 7/24 Bir Telefon Kadar Uzak.

Tüm tedavi Sürecinizde Sizinleyiz ve Her Konuda Yanınızdayız Bir Uzman İle İletişime Geçin.
Dilara Baloğlu

Lazer Göz Ameliyatları Koordinatörü

Bahar Karakılınç

Katarakt Cerrahisi Koordinatörü

Yardıma Mı İhtiyacınız Var?
7/24 Arayabilirsiniz: +90 232 336 0707

Bu Alanda Tanımlama Metni Yer alacak Linkleme Bu Alanda Seo Amaçlı Kullanılacak

Netgöz Cerrahi Tıp Merkezi'nde

Bize Güvenin,
Her Zaman Yanınızdayız info@netgoz.net
Scroll